Connect with us

Sağlık

Hareketsiz yaşam evcil hayvanları da etkiledi

Published

on

PANDEMİ sürecinde uzmanların çağrılarına uyarak evde kalan vatandaşların yaşam tarzları eskiye göre daha hareketsiz hale gelince, bu durum evcil hayvanları da etkiledi. Yeterli egzersiz yapamayan evcil hayvanlarda da kilo alımına bağlı olarak obezite sorunu arttı.

Diz kayması, diz kapağı çıkıklığı gibi eklem sorunları sebebiyle veterinere getirilen evcil hayvan sayısında artış olduğuna dikkati çeken uzmanlar, eklem destekleyici ürünlerin kullanılması ve beslenmeye dikkat edilmesi konusunda hayvanseverleri uyarıyor. Koronavirüs salgını sürecinde vatandaşların vakitlerinin büyük bir bölümünü evde geçirdiği yeni yaşam tarzları, besledikleri evcil hayvanları da etkiledi. Daha kısa süreli ve kısa mesafede açık havaya çıkarılan köpeklerin egzersiz süreleri azalınca kilo alımına bağlı olarak obezite sorunu arttı. Buna bağlı olarak diz kayması, diz kapağı çıkıklığı gibi eklem sorunları sebebiyle veterinere getirilen hayvan sayısı ise arttı.

Benzer şikayetlerle veterinere sık başvurulduğunu belirten İzmir Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Veteriner Hekim Mustafa Türel Gürcan, “Dünyayı ve ülkemizi etkileyen koronavirüs pandemisi, bizlerin sosyal yaşamını etkilediği gibi evcil hayvanlarımızınkini de etkiledi. Pandemi sebebiyle zaman zaman uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ve azalan sokağa çıkma sürelerimiz özellikle evde yaşayan köpeklerimizi etkiledi.

Yeterli egzersiz yapamayan köpeklerimizde hem kilo almaya ve obeziteye bağlı sorunlar hem de hareket azalmasına bağlı eklem sorunları oluşmaya başladı” dedi.’EKLEM DESTEKLEYİCİ ÜRÜNLER KULLANILABİLİR’Alınacak küçük tedbirlerle evcil hayvanları korumanın mümkün olduğuna dikkat çeken Gürcan, “Öncelikle yemek ve ürün miktarlarını ayarlayarak kilo alımlarının ve obezitenin önüne geçmemiz gerekiyor. Tüm canlılar harcayamadıkları kaloriden fazlasını alırlarsa kilo alırlar ve yağlanırlar. Bu yüzden kalorisi ayarlanmış mamalar kullanmak beslenme sorunlarını engeller. Kilo alımıyla birlikte oluşan hareketsizlik hem sindirim sorunlarını hem eklem sorunlarını beraberinde getirir.

 

Kaynak: Hürriyet

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Antalya’da düğünde fenalaşan 12 yaşındaki çocuğun hayatını kaybetmesi

Published

on

By

Antalya’nın Kaş ilçesinde ailesiyle gittiği düğünde fenalaştıktan sonra hayatını kaybeden 12 yaşındaki çocuğun otopsisinde, yılan ısırığına benzeyen küçük izlere rastlandığı öğrenildi.

Yeşilköy Mahallesi’ndeki düğünde fenalaştıktan sonra hayatını kaybeden Hamza Ediz Sertel’in Antalya Adli Tıp Kurumunda yapılan ön otopsisi tamamlandı. Otopsideki ilk bulgulara göre, çocuğun vücudunda yılan ısırığına benzeyen küçük izlere rastlandığı öğrenildi.

Çocuğun kesin ölüm nedeninin tespiti için ise detaylı otopsi yapılacağı bildirildi. Bunun için Hamza Ediz Sertel’in cesedinden alınan örnekler Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına gönderildi.

Akdeniz Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Göksu, gazetecilere yaptığı açıklama, Türkiye’de yaygın olarak engerek türü zehirli yılanlar görüldüğünü, sadece Şanlıurfa’daki küçük bir alanda da kobra yılanlarına da rastlandığını söyledi.

Zehirli yılanların ısırdıkları yerde doku reaksiyonu oluşturduğunu ifade eden Göksu, “Isırdıkları yerde ciddi şişme ve ağrı oluşturuyorlar. Pıhtılaşma sistemine hasar veriyorlar. Bu da kanama tablosu ortaya çıkartabiliyor. Yetişkinlerde tablo biraz daha yavaş seyirli olabilirken, çocuklarda biraz daha ölümcül olabiliyor. Bu hastalara anti serum tedavisi uyguluyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Yılanın ısırdığı yer emilmez”

Sertel’in ölümün kısa sürede meydana gelmiş olmasının yılan ısırığına bağlı bir ölüm olma ihtimalini güçlendirdiğini aktaran Göksu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Otopside akrep sokması ile yılan ısırığının ayırt edilebileceğinden emin değilim ama yine de önemli bilgiler verecektir. Yılan ısırdığı zaman yüzde 25’i kuru ısırıktır. Sadece ısırıyor. Zehirini zerk etmiyor. İnsanların sık yaptığı hatalardan bir tanesi yılanın ısırdığı yeri emmek. Bunun hiçbir faydası yok. Hayvanı yakalayıp hastaneye götürmeye çalışmak. İkinci ve üçüncü ısırıklar da bu esnada oluyor. Hayvanı yakalamanın da bir faydası yok. Isırılan yeri kalp seviyesinin üzerinde tutmak, sağlık kuruluşuna mesafe çok uzak ise ısırılan yerin üzerine elastik bandaj uygulamak gerekiyor. Yılan tarafından ısırılan hastaların hızlıca sağlık kuruluşuna ulaşmaları lazım.”

Göksu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle izole hayat için doğaya yönelenleri de yılan, akrep ve böcek ısırmalarına karşı uyardı.

Antalya’nın Kaş ilçesinde önceki gün ailesiyle gittiği düğünde arkadaşlarıyla oynarken fenalaşan 12 yaşındaki çocuk, kaldırıldığı Kaş Devlet Hastanesinde hayatını kaybetmişti.

Çocuğun cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, otopsi sonrası cenazeyi teslim alan çocuğun dayısı Bülent Ergün, gazetecilere, yeğenini yılan ısırmış olabileceğini düşündüklerini söylemişti.

Kaynak: AA

Okumaya devam et

Sağlık

Pandemi döneminde ağır diyetler risklere davetiye çıkarıyor

Published

on

By

Pandemi döneminde yapılan ağır diyetler, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek risklere davetiye çıkarıyor. Uzmanlar, kadınlarda 80 kilo ve altı, erkeklerde 90 kilo ve altı, kronik rahatsızlığı olmayanların diyet yapmaktan mutlaka kaçınması gerektiği konusunda uyarıyor. Zorlayıcı diyetlerin sadece bağışıklık sistemini etkilemediğini söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Yonca Sevim, bu tür diyetlerin dolaşım sistemini etkilediğini söyleyerek, önemli tavsiyelerde bulundu.

Pandemi sürecinde yapılabilecek diyetlerin bireylere göre farklılık gösterdiğini söyleyen Dr. Yonca Sevim, ağır ve zorlayıcı, aç kalınan diyetlerden, detoks adı altında sadece sıvılardan oluşan diyetlerden mutlaka uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. Sevim, “Pandemi sürecinde bir rahatlama yaşadığımız bu günlerde, COVİD-19 riski halen devam etmektedir. Bu sebeple eğer obeziteniz yoksa, 80 kilo ve üstü değilseniz, herhangi bir kronik hastalığınız yoksa diyet yapmaktan kaçınmalı, yapmanız gereken ise daha fazla kilo almanızı engelleyecek beslenme davranışlarınızı düzeltmek ve size uygun olan fiziksel aktivitelerinizi artırmak olmalıdır” dedi.

“Ağır diyetler risklere davetiye çıkarıyor”

Beslenme ve bağışıklık sisteminin birbiriyle yakından ilişkili olduğunu ifade eden Yonca Sevim, şunları söyledi; “Sizi aç bırakan, düşük enerjili, kaliteli proteinlerin yetersiz yer aldığı, vitamin, mineral ve antioksidanlardan düşük bir beslenme planı, bağışıklık sisteminizi çok olumsuz etkiler ve risklere davetiye çıkarmakla aynı anlamı taşır. Üstelik bu tarz diyetler sadece bağışıklık sisteminizi etkilemez, kısa vadede dolaşım sistemi gibi diğer sistemleri de etkileyebilir, uzun vade de ise daha çok yağlanmanıza yol açar. Eğer normal kilonuzun 5 kilo üstüne çıktıysanız ve kilo artışınız durdu ise size tavsiyem, sakin olmanız ve yavaş yavaş normal beslenme ve fiziksel aktivite düzeyine dönmeniz.

Göreceksiniz alınan o 5 kilo yavaş yavaş azalacak. Eğer 5 ile 10 kilo arasında bir kilo aldıysanız ve devam ediyor, üstelik beslenme davranışlarınız değişti ve sürekli bir şeyler yeme isteği hissediyorsanız bir uzmandan destek alarak uygun bir diyet yapabilirsiniz. Bu diyet, bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek aynı zamanda kaslarınızı koruyup sadece yağları yakmaya yönelik bir diyet olmalı. Bu sebeple uzman desteği çok önemli.

Eğer 10 kilo ve daha fazlası varsa hiç beklemeden bir uzmana başvurun. Lütfen tek başınıza, magazinde ve ya sosyal medyada yer alan diyet programlarını uygulamaktan ya da zayıflama hapları adı altında, denetimsizce satılan ve aslında içeriği bilinmeyen tabletlerden uzak durun. Yoksa zayıflamak uğruna böbreklerinize ve karaciğerinize ciddi hasarlar verebilirsiniz.”

“Hangi saatlerde daha fazla acıktığınızı belirleyin”

Dr. Yonca Sevim, her bireyin ihtiyaç duyduğu kalori ve besin öğeleri miktarlarının dolayısıyla tüketebilecekleri gıdaların miktarının farklılık gösterdiğini belirtti. Sevim, pandemi döneminde sağlıklı kilo vermekle ilgili şu önerilerde bulundu; “Öncelikle gününüzü planlayın, hangi saatlerde beslenebilirsiniz?

3-3,5 saat aralıklar ile beslenmeye odaklanın. Öğün atlarsak aslında bedenimiz korunmaya geçer ve yağları yakmanız zorlaşır. Yemeklerinizi bir gün önceden ya da sabahtan hazırlamaya özen gösterin. Çünkü öğün geciktiğinde ya da yemek hazır olmadığı için beklemek zorunda kalacak ve çok aç olacağınızdan ne bulursanız saldırarak, fazla miktarlarda yiyebilirsiniz.

Güne ilk kahvaltı ile başlayın. Her gün muhakkak bir yumurta (alerjiniz yoksa), az yağlı peynirler, sınırlı sayıda zeytin, illa ki tam tahılları tüketin. Esmer ekmekler ya da yulaf kaselerini tercih edebilirsiniz. Taze mevsim sebzelerinden oluşan söğüşler, tuz ve yağ eklemeden tüketilmelidir. Hem C vitamini hem de antioksidan kaynaklarıdır. Her gün 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketin. Çok zor değil, bir öğün bol bir salata, bir öğün pişmiş sebze, günde en az da 3 porsiyon ve mümkünse farklı meyveler yiyerek bu hedefe ulaşabilirsiniz.1 porsiyon meyve 1 avuç dolusu meyve demektir, karpuz da ise 2 avuç kadar yiyebilirsiniz. C vitamini bu dönemde daha da önemlidir.

Size tavsiyem her gün 1 limonun suyunu tüketmeniz. Limonu taze olarak sıkıp, su ile karıştırarak yumuşak bir içim sağlayabilirsiniz. 1 orta boy portakal/kivi ya da 1 büyük boy kırmızı (kapya ) biber ya da 2 orta boy yeşil biber ya da 1 orta kase kadar çilek ya da ayıklanmış 2 avuç maydanoz taze olarak tüketildiklerinde bir günlük C vitamini ihtiyacınzı karşılamaktadır. Eğer sigara içiyorsanız bu miktarları en az 2 katına çıkarmalısınız.”

Kaynak: Bültenler

Okumaya devam et

Sağlık

Dedesini 3’üncü kattan düşerken gören torunu gözyaşlarına boğuldu

Published

on

By

BURSA’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen olayda 3’üncü katın balkonundan düşen Durmuş Beşcan (60) ağır yaralandı. Dedesini düşerken gören torunu Ömer Beşcan(12) ise gözyaşlarına boğuldu.

Olay, öğle saatlerinde İnegöl ilçesi Süleymaniye Mahallesi, Yasemen Sokak’ta bulunan bir apartmanda meydana geldi. Torunu Ömer ile birlikte 3’üncü katın balkonunda oturan Durmuş Beşcan, balkon korkuluğuna tutunduğu sırada dengesini kaybederek yaklaşık 8 metre yüksekten beton zemine düştü. Ağır yaralanan adam olay yerine gelen 112 Acil servis Ambulansında görevli sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Torunu Ömer ise, dedesini öyle görünce gözyaşlarına boğuldu. Yaşlı adamın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.Olayla ilgili polis soruşturma başlattı.

 

Kaynak: DHA

Okumaya devam et

Son Trend'ler